Açlık - Knut Hamsun
| Açlık Knut Hamsun |
Romanın yazarı:Knut Hamsun Çevireni:Esat Nermi
Basıldığı yer ve tarih:İstanbul/Temmuz 2000 Yayın evi:Cem Yayınevi
Sayfa sayısı:208
Kitabın Özeti:
Kahramanımız Kristiania’da yaşayan çoğu zaman aç gezen ve tek geçim kaynağı makaleler olan bir kişidir.Kahramanımız romanın büyük bir bölümünde aç ve yorgun gezer.Genellikle bu açlığının nedeni gururu ve ahlakıdır.Bazen bu açlık öyle düzeylere ulaşmaktadır ki kahramanımız Allah’a isyan eder.Bazı zamanlarda da açlığını gidermek için yol kenarlarında bulduğu taş ve ağaçları kemirir,bazen de kasaplara yalan söyleyerek bir parça kemik alır fakat kahramanımız bu kemiği yerken küçük et parçalarını pişmanlığıyla geri kusar.Parasızlık nedeniyle oturduğu harabe evden de atılır ve bir süre dışarılarda yatar.Banklarda uyur.Kahramanımız bazen yazdığı makalelerinden para kazanır fakat bu para kahramanımıza çok kısa bir süre yeter.Parası bittikten sonra kahramanımız yeniden aç dolaşmaya başlar.Kahramanımız öyle uzun süreler aç kalmaktadır ki yemek bulduğu zaman bile yiyemez.Çünkü midesi artık yemekleri kabul edemez.Yediği şeyleri kusar.Kısacası kahramanımız hayatı pembe bir toz bulutu şeklinde değil de daha çok bir hayal dünyası içinde geçirir.Bazı zamanlarda kahramanımız öyle zor durumlara düşer ki gururundan taviz verip sahtekarlık yapar fakat bunu hazmedemez ve hemen yaptığı sahtekarlık yüzünden ağlamaya başlar.İlerdeki günlerde bir gemide ne iş olursa yapacağını söyler ve Kristiani’dan ayrılır.
Devamını oku
Lüzumsuz Adam - Sait Faik Abasıyanık
| Lüzumsuz Adam Sait Faik Abasıyanık |
KİTABIN ADI : Lüzumsuz Adam
KİTABIN YAZARI : Sait Faik Abasıyanık
YAYIN EVİ : Bilgi Yayınevi
BASIM YILI : 1987
Kitabın Konusu
Mansur Bey adlı,bütün günleri aynı faaliyetler çerçevesinde geçen bir adamın hikayesi anlatılıyor.Hayatındaki sıradanlıklar ve bundan duyduğu zoraki mutluluk en ince ayrıntısına kadar belirtiliyor.Sonunda ise bu hayattan nasıl vazgeçebilirim sorusunu soruyor kendi kendine.
Kitabın Özeti
Haftanın 7 günü aynı şeyleri yapan Mansur Bey her zaman ki gibi kahvesine gider ve kahve sahibi Yahudi bayanla kapuçinolu fransızca sohbetine başlar.Daha sonra kütüphaneye giderek bir Fransızca dergi alır. Devamını oku
Seçme Hikayeler - Sait Faik Abasıyanık
| Seçme Hikayeler Sait Faik Abasıyanık |
100 Temel Eser’de yer alan usta yazar Sait Faik Abasıyanık’ın, tüm öyküleri ve yazıları içinden özenle seçilmiş yirmi bir öykü Sait Faik’ten Seçme Öyküler’de.
Çocukların hayal dünyalarına denizin mavisini, balıkların pulların, martıların sesini, insan, tabiat ve hayvan sevgisini kısaca “sevmekle başlayan her şeyi” katan birbirinden güzel öyküler, Cem Kızıltuğ’un kaleminden yine birbirinden güzel görsellerle çocukların dünyasında hayat buluyor.
Türkçe’nin Sırları - Nihat Sami Banarlı
| Türkçe’nin Sırları Nihat Sami Banarlı |
Nihat Sami BANARLI’nın Türkçe’nin Sırları adlı eseri, Türk Dilinin güzelliklerini, inceliklerini ve ahengini ele aldığı yazılardan oluşmaktadır. Her biri ayrı bir başlık halinde toplam kırk üç ayrı çalışmadan meydana gelen eserdeki yazılar birbirini tamamlar nitelikte olup Türkçe’nin estetiğine dikkat çeken bir bütünlük meydana getirmiştir. Türk Dili üzerine uzun yıllar yaptığı araştırmalarını dilimizin ses, şekil ve mûsikisi arasındaki bağlantılarını ele alan bu eser ilk basımından zamanımıza kadar ilgiyle okunmaktadır.Aşağıda kitaba ait önemli noktaların özeti sunulmuştur…
Bir Dil Konferansı başlıklı yazıda; Nihat Sami Banarlı: Dilin millet için öneminden bahsederek zaman içinde kaynağını dışarıdan alan ideolojilerin milleti tahrip etmek için dili bozmaya yöneleceğine dair kaygılarını dile getirmektedir. Bir Türk dili sevdalısı olan Banarlı “Şu fâni dünya saadetleri içinde hiçbir şey aziz Türk çocuklarına Türk Dilini öğretmek kadar güzel hizmet değildir.” diyerek dilimizi öğretmenin önemine işaret ederek bu vazifenin yalnızca Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenlere ait bir vazife olmadığına dikkat çeker, diğer öğretmenlerin ve anne babaların bu konuda sorumluluk almaları gerektiğini vurgular. Türk Dilindeki kelimelerdeki nağme güzelliğine dikkat çeken Banarlı, Türkçe’nin ideal bir şiir dil oluşundan da bahseder. Devamını oku
Kuyucaklı Yusuf
| Kuyucaklı Yusuf Sabahattin Ali |
1903 sonbaharında, bir gece eşkiyalar tarafindan basılan Kuyucak köyünü teftişe gelen kaymakam ve yardımcıları iki kişinin öldürüldüğü evde yalnız bir çocuk bulurlar. Çocuğun adı Yusuf’tur ve ölenler onun anne ve babasıdır. Kaymakam Yusuf’un soğuk kanlılığına hayran kalır ve onu evlat edinir.Yusuf, sessiz ve içine kapanık bir çocuktur. Kaymakamın karısı olan Şahinde’nin yüzsüzce Yusuf’u aşağılaması bile onu etkilemez. Yusuf’un kasabada ilgilendiği tek kişi kaymakamın kızı Muazzez dir.
Kaymakam Salahattin Bey’in Edremit’e tayininden sonra Yusuf okula başlar; ama okumayı öğrendikten sonra okula olan ilgisini kaybeder ve okulu bırakır. Seneler sonra Muazzez 13 yasındayken bir bayram günü, Yusuf, Muazzez ve arkadaşları Ali, bayram yerine giderler. Ali ve Muazzez salıncakta sallanırken, kasabanın eşrafından Şakir Muazzez’e sarktığı için Yusuf Şakir’i döver. Şakir bunun üzerine intikam yemini eder. Babası Hilmi Bey’le işbirliği yapar ve Hilmi Bey, Salahattin Bey’e kumar oynatarak Salahattin Bey’i kendine borçlandırır. Borcunu ödeyemeyen Salahattin Bey, Muazzez’i Şakir’e isteyen Hilmi Bey’e boyun eğmek zorunda kalır. Ancak Yusuf’un arkadaşı Ali’nin borcu ödemesiyle evlilik planları iptal olur. Yaptığı iyilikten dolayı Muazzez’in Ali ile evlendirilmesine karar verilir.
Onlar Da İnsandı - Cengiz Dağcı
| Onlar Da İnsandı Cengiz Dağcı |
1.KİTABIN KONUSU:
KOMÜNİZM AKIMLARININ ETKISINDE BULUNAN KIRIM’IN BİR KÖYÜNDE YAŞAYAN ÇİFTÇİ BİR AİLENİN BAŞINDAN GEÇEN OLAYLAR
2.KİTABIN ÖZETİ:
KIZILTAŞ KÖYÜ’NDE YAŞAYAN BEKİR ÇİFTÇİ BİR AİLENİN REİSİDİR.KARISI ESMA VE KIZI AYŞE İLE MUTLU SAYILABİLECEK BİR YAŞAM SÜRERLER. BEKİR’İN BİR DE İNEĞİ VARDIR.ADI MACİK… AYŞE SEYD’ALİ’NİN OĞLU REMZİ’Yİ SEVMEKTEDİR TABİKİ KARŞILIKLI OLARAK. BEKİR,BİR GÜN KIZININ EVLENİP GİDECEĞİNİ DÜŞÜNDÜKÇE HÜZÜNLENİR,EFKARLANIR. AYŞE İLE REMZİ BİR GÜN GELİNKAYA’DA KARŞILAŞIRLAR VE KONUŞURLAR. AYŞE’NİN İÇİNDEN ILIK ILIK BİR ŞEYLER AKAR.
BİR GÜN BEKİR’İN EVİNİN KARŞISINA İKİ ADAM GELİR;BİRİ YAŞLI VE SAKALLI,DİGERİ GENÇTİR. Devamını oku
Sinekli Bakkal (Roman Özeti)
| Sinekli Bakkal Halide Edib Adıvar |
Sinekli bakkal bulunduğu semtin adını almış olan dar bir sokaktır. Bir geçitten çok bir toplantı yeri gibidir. Bu sokakta oturanlardan biri mahalle imamıdır. Onun kızı, Emine ise babasının istememesine rağmen Kız Tevfik denilen bir halk sanatçısı ile evlenir. Tevfik; orta oyunu, karagöz gibi şeylerle vakit geçirir. Ayrıca Emine ve Tevfik’le birlikte, sokaktaki İstanbul bakkaliyesini işletmektedir. Bir süre sonra Tevfik ile Emine anlaşamazlar ve ayrılırlar. Tevfik yaptığı şaklabanlıklar yüzünden sürülür. Ancak Emine hamiledir, ve inadını ve iradesini annesinden, yeteneklerini ise babasından olan bir Rabia isimli bir kızını dünyaya getirir .
Dede Korkut Hikayeleri
Site kullanıcılarının isteği üzerine eklenmiştir, iyi çalışmalar dileriz.
Dede Korkut hikâyeleri Oğuz Türkleri‘nin en bilinen epik destanlarındandır. Destanın 9. yüzyıla dayandığı varsayılsa da, Türk boylarının göçmen olmalarından dolayı tam olarak bir tarih belirlemek mümkün değildir. Dede Korkut Kitabındaki hikayeler tarih boyunca dilden dile, anlatıcıdan anlatıcıya aktarılan bir sözlü gelenek ürünüdür. Bu süreç içerisinde değişikliklere uğrayan hikayeler 16. yüzyılda yazıya geçirilmişlerdir.
| Dede Korkut Hikayeleri İrfan Tatlı |
Dede Korkut kimdir?
Dede Korkut’un destanların ilk anlatıcısı olduğu tahmin edilmektedir. Hikayelerde veli bir kişi olarak ortaya çıkar. Oğuzlar önemli meseleleri ona danışırlar. Keramet sahibi olduğuna inanılır. Gelecekten haberler verdiği söylenir. Ozan ve kamdır. Kopuz çalıp, hikmetli sözler söyler. Kopuzuna da kendine duyulduğu gibi saygı duyulur. Oğuzname’de, Dede Korkut’un 295 yıl yaşadığı ve Hz. Muhammed’e elçi olarak gönderildiği anlatılmaktadır. Oğuz Han’a vezirlik yapmış olduğu da düşünülmektedir.
Devamını oku

