İKİ ŞEHRİN HİKAYESİ – Charles Dickens

19 Eki 2007 · Kategori: 100 Temel Eser (Ortaöğretim) 

İki Şehrin Hikayesi
Charles Dickens

KİTABIN ÖZETİ
1775 yılının Kasım ayının dondurucu bir gecesinde eski ve saygı duyulan Tellson bankasının temsilcisi Mr. Jervis Lorry, bir posta arabasıyla Dover şehrine gider. Orada son günler, Londra’dan geri dönmesi için ülkesine çağrılan Lucie Manette adında güzel bir Fransız ile buluşacaktır. Birlikte Paris’e giderler. Manette‘nin babası, Dr. Manette, Defarge’lerin meyhanesinin üstündeki küçük bir tavan arasında gizlenmektedir. Dr. Manette Bastille hapishanesindeki bir hücrede tek başına 18 yıl hapis tutulmuştur. Şimdi, ruhsal dengesi bozulduğundan İngiltere’ye mülteci olarak götürülecektir. Lorry ve Luci Manette’nin Paris gezisine Tellson bankasının Jerry Cruncher adında sadık, garip görünüşlü bir hizmetkârı da eşlik eder.

Defarge’lerin meyhanesi, Paris’teki ihtilalcilerin merkezidir. Eski rejimin baş düşmanı olan Defarge’ler tavan arasını Dr.Manette’ye vermişler ve Dr. Manette de hergün geçmişini hatırlamaya çalışmıştır. Bu arada Bn.Defarge ihtilâl geldiği zaman ortadan kaldırılmasını istediği bütün aristokratların adlarını içeren garip bir atkı örmektedir.
Lucie ve Jarvis Lorry’nin yaşlı Dr.Manette’yi Londra’ya getirmelerinden beş sene sonra, John Barsad adındaki bir adamın İngiltere aleyhine casusluk yapmakla itham ettiği Charles Darney adındaki bir Fransızca öğretmeninin yargılanmasında bulunurlar. Manette’ler beş sene önce Fransa’dan İngiltere’ye dönerlerken Darney’e vapurda rastladıklarını söylerler.Darney’i parlak bir avukat olan, Sydney Carton kurtarır. Carton sanığa o kadar benzer ki diğer avukat Mr. Stryver, sanığı “tanıyanlar”ın ifadelerini alt üst eder.
Yargılanmadan sonra, Darney ve Carton Manette’lerin mütevazi evlerini sık sık ziyaret ederler. Darney’in St.Evemonde’ler denen bencil Fransız aristokratlarının mirasçısı oldukları anlaşılır. Onlarala hiçbir alışverişte bulunmamaya karar veren Darney Londra’da yaşamaya karar vermiştir.
Parlak fakat istikrarsız biri olan Carton, Mr. Stryver’ın davalarının hazırlanmasıyla görevlendirilirse de çok defa sarhoş olduğundan duruşmalarda hazır bulunamaz.Her iki genç de Lucie ‘ye kur yaparlar.Darney’i seçtiği zaman Carton asil bir hareketle Lucie’nin seçtiği bir kimse için hayatını feda etmeye hazır olduğunu söyler.
Darney ve Lucie evlenirler. Fransa’da ihtilâl patlayıp, ihtilâlciler Bastille hapishanesini basarak mahkumları serbest bıraktıkları zaman, küçük kızları altıyaşındadır. Charles Darney’in amcası St.Evrémondé Markisinin kullandığı arabanın küçük bir çocuğu öldürmesi Fransız köylülerini öfkelendirmiştir. Çocuğun babası Markisi mahkemeye getiremeyince, yatağında öldürmüş ve bunun sonucunda da asılmıştır.

Bir gün İngiltere’deki yeni St.Evrémondé Markisine bir mektup gelir. Darney, mektuptan, ailesinin eski hizmetçisinin ihtilâlciler tarafından hapsedilir.Markis’e müdahale ederek kendini kurtarmasını rica eder. Çünkü tutuklandığı zaman Charles’in emirlerini yerine getirmeye çalışarak halka aile namına tazminat vermektedir. Darney, şerefli bir düşünceyle, Fransa’ya giderek bir şeyler yapmaya karar verir.
Böylece, Paris’e Tellson bankasının bu şehirdeki bir işini yönetecek Jarvis Lorry ile birlikte gider. Darney, şehre gelir gelmez, ülkeye dönen bir aristokrat diye tutuklanır. Haber İngiltere ulaşır ulaşmaz, Lucie ve Manette, yardım için Fransa’ya giderler. Bastille zindanında uzun yıllar hapsediln Dr.Manette, bu olayın damadının kurtulmasına yardımcı olacağını düşünür.
Manette’ler Paris’e geldiği zaman terör rejimi tam bir egemenlik kurmuştur. Kana susamış ihtilâlciler, yaşlı doktora saygı gösteriyorlarsa da, Defarge’lerin St.Evrémondé ailesi mensuplarına besledikleri nefret öylesine derindir ki, Darney mahkeme önüne çıkarılmadan önce, bir buçuk yıl hapis yatar.Bütün bu süre zarfında Lucie kocasını göremez.http://www.kitap.kalemguzeli.net/
Darney, sonunda mahkeme önüne çıkarılır. Bn. Defarge mahkeme salonunun ön sırasında oturur, şeytani atkısını örer ve Darney’in öldürülmesini ister. Charles, St. Evrémondé’lerle hiçbir alışverişi olmadığını söyler ve gerçekte ailenin servetinin yıllarca zarar verdikleri halka geri verilmesini emrettiğini söyler. Halkın saygı duyduğu Dr. Manette adının lehine konuştuğu zaman, mahkemedeki dinleyiciler kendisini alkışlarlar. Darney serbest bırakılır.
Mahkeme kendisini serbest bırakmakla beraber, Darney’in Fransa’dan İngiltere’ye gitmesine izin vermez. Manette’ler bu zaferi henüz kutlamamışlardı ki, Darney yeniden tutuklanır. Defarge’ler ve kimliği belirtilmeyen esrarengiz bir tanık onu, halk düşmanlığıyla suçlamıştır. Darney, hücresinde teselli edilemez bir durumda kendisini suçlayanın kim olabileceğini, Lucie’nin eski sadık himetçisi Bn.Pross , uzun yıllardır görmediği kayıp kardeşini Paris sokaklarında görür. Bu senelerce önce İngiltere’deki mahkemede Darney aleyhine tanıklık yapan hain John Barsad’dır.
Şimdi, Sydney Carton da Paris’tedir. İhtilâlcilerin bir casusu olarak Barsad’la görüşür. Kendisini, daha önce İngiltere için casusluk yapmış biri diye teşhir edeceği tehtidinde bulunarak, onunla gizli bir antlaşma yapar.
Darney’in yeni mahkemesinde, Mr. Deuarge, St. Evrémonde’ları iğrenç suçlamalarla karalayan bir liste çıkarır. Adam, Dr. Manetta’yı da, Darney aleyhindeki tanıklar arasında gösterir. Bu önemli belge, ihtiyar doktor tarafından Bastille’deki hapis hayatı sırasında yazılmış ve ihtilâlciler burasını ele geçirdikleri zaman Defarge, Dr. Manette’nin hücresinde bulmuştur.
Belgede St. Evrémondé Markisinin dehşet saçan bir suçu nasıl işlediği ve tutuklandığı anlatılmaktadır. Soyluların hukukuna göre Markis Bn. Defarge’in kız kardeşi yoksul bir kızın ırzı geçmiştir. Kız ölüm döşeğindeyken Dr. Manette Evrémondé ailesini lanetlemektedir.http://www.kitap.kalemguzeli.net/
Uzun yıllar unutulan bu belgenin hakimler üzerinde etkisi olur. Bunu yazdığını reddetmesine ve hakimlerden merhamet dilemesine rağmen, Dr.Marnette’nin sözleri göz önüne alınmaz Darney’in atalarının işlediği suçların cezasını çekmesi kanaatiyle 24 saat içinde giyotinle öldürülmesine karar verilir.Fakat yıllardı kendisini terkeden Sydney Carton, şimdi sevdiği kadının kocası adına hareket etmeye karar verir.Şantaj yaptığı Barsad’ın yardımıyla, Barney’in hücresine girmeyi başarır. Kendisi ile elveda içkisi içeceğini söyleyerek Barney’in içkisine uyuştutucu madde katar ve onunla elbiselerini değiştirir. Mahkuma çok benzediğinden Carton, Darney’in adına giyotin altına yatacaktır.

Bu arada Bn.Defarge Lucie’nin küçük kızı da dahil bütün aileyi ihbar etmek için Manette’nin evine gider. Bn.Pross Darney’ler Fransa’dan kaçarken onun onları yakalamasını engeller. Bu sırada Bn.Defarge Bn.Pross’la boğuşurken kendi silahıyla kendini öldürür.
Tüm bu olaylar olurken Carton giyotine götürülüyordur. İdam anı gelip giyotin düşmeden önce söylediği söz aynı zamanda kitabında sonu olur:
“Şimdiye kadar yaptığım her işten çok daha iyi bir iş yapıyorum.Şimdiye kadar böyle bir huzura kavuşmamıştım.”

Karakterler Hakkında Bilgi:
Dr.Alexandre Manette: Bir zamanların güçlü parlak doktoru;Bastille zindanında geçirdiği on sekiz sene sonunda hemen hemen yıkılmıştır.
Lucie Manette: Dr. Manette’nin kızı,Darney’in karısı;kocasına ve ailesine bağlı bir kadın.
Charles Darney:St.Evrémondé Markis’ininin ve aristokratların zulmüne karşı cephe alan yeğeni.
Sydney Carton:Kendi kendisini yıkan,fakat parlak bir avukat.
Madam Defarge:Aristokratlardan intikam almaktan başka bir şey düşünmeyen biri.
Bn.Pross:Lucie’nin kaba ve güçlü hizmetçisi ve arkadaşı.

Yazar Hakkında Bilgi:
Charles DİCKENS

1812 yılında Landport’ta doğdu.İngiliz edebiyatının en ünlü yazarlarından biridir.Doklarda çalışan küçük bir memurun oğludur.Çocukluğu sıkıntılar içinde geçti.Babasının hapse girmesi nedeniyle iyi bir öğrenim yapamadı.Küçük yaştan itibaren hayatını kazanmak zorunda kaldı.Bir noterin yanına katip olarak girdi;kendi kendini yetiştirdi.Mizah yanı çok güçlü bir insandı.”Boz” takma adıyla yayınladığı resimli mizah hikayeleri çok beğenildi. Oldukça üretken bir yazar olarak tanımlanır.Özellikle toplum sorunlarını işledi. Romanda kişiler basit tabakalardan seçilmesine rağmen, davranışları, karakterleri, konuşmaları ile günlük hayatta sık sık rastlanan kişilerdir. Aslında bu kişilerle İngiliz toplumunun düzeltilmesi gereken kurumlarını; sözgelimi borçlu hapishaneleri, fabrikaları, yatılı okullar gibi konuları eleştirmiştir. Bu yönüyle bir sosyal reformcu yazar niteliği göstermektedir. Bu tutumuyla hükümeti harekete geçirmeyi umut ediyordu. Kendisinden sonra gelen bir çok sanatçıyı etkiledi.1870 yılında öldüğü zaman büyük adamlar için ayrılan Westminster Abbey mezarlığına gömüldü.


Yazının Devamını Oku »


Yorumlar

20 Yorum to “İKİ ŞEHRİN HİKAYESİ – Charles Dickens”

  1. beyzanur on 10 Mar 2008 12:49

    çok guzel bir kitap yazarını tebrik ederim

  2. nilay on 12 Eki 2008 11:01

    cok gusel bir kitap

  3. aybike on 13 Eki 2008 19:26

    ben bi okumaya kalktım bitiremedim özetini okuyunca keske okusaydım dedim yhaa keske okusaydım … bence siz okuyun :D :P:P

  4. merve on 17 Eki 2008 16:19

    ben bu kitabı pek sevmedim çünkü çok yabancı isim var ve açıklayıcı değil okuldan almıştım biraz okudum ama açıkcası beğenmedim kusura bakmayın…

  5. nur*sen on 18 Eki 2008 12:07

    kitabın 100.sayfasındayım ve hala okumaktayım..kitabı elime alınca okudukça okuyasım geliyo fakat elimden bırakıncada bir daha okuyasım geLmiyo..:S :d ilginç bir kitap kısacası..:)

  6. kübra on 01 Kas 2008 16:23

    yhaw öğretmn ödev verdi bu kitabı ama ilk36.sayfasnda pes ettn çok sayıda yabancı kelime kullanılmış açıkçası..sıkıcı biraz

  7. selin on 05 Kas 2008 00:02

    bn kitabın 490. sayfasındayım ve kitap çok güzel eğer kitabı iyi anlamak istiyorsanız önceden kısa bir araştırma yapmak faydalı olacaktır.Kitap çok güzel ve akıcı umarım sizlerde beğeniyorsunuzdur…

  8. Aytac on 08 Kas 2008 19:50

    çok güzel olmuş ellerinize sağlık çok işime yarayacak :D

  9. ekrem on 09 Kas 2008 21:10

    Roman,klâsikler arasında…bir eserin klâsik hâle gelebilmesi için asırları devirmesi lâzım.
    Roman bunu başarmış,bu konuda tartışmaya gerek yok.Ancak akıcı vs.ifâdeler yersiz.Eserin aslı İngilizce.Aslından okumayanlar tercümesini okuyorlar.Şayet akıcı bulunuyorsa bu mütercimin başarısıdır.Yabancı eserlerin anlaşılmasında ve gerçek değerini ifâde edebilmesinde tercümenin ne kadar önemli olduğu ortadadır.
    Münevver bir insan olabilmek için dünya klâsikleri mutlaka okunmalıdır.Bazen bu eserler bir tarih kitabından daha iyi anlatır bize tarihi,o devrin hayat tarzını ve o milletin hususiyetlerini.
    Her biri yeni bir dünyaya açılan esrarlı bir kapı.

  10. celal on 10 Kas 2008 17:36

    ben bu kitabı sadece yarısmalara katılmak icin okudum ama hosuma gıttı herkese tafsıye edıyom yabancı kelimeler olmasa tabı

  11. sezen on 11 Ara 2008 17:12

    super bı kıtap herkese tavsıye ederım muhtesem xD

  12. ZEKI on 03 Eyl 2010 23:09

    Mükemmel bir kitap herkesin okumasini isterim. Yazara büyük saygi duydum. Yabanci kelimelere takilmayin!

  13. serdar on 27 Eyl 2010 09:13

    gerçekten çok güzel bir kitap tavsiye ederim.

  14. ebruu on 05 Eki 2010 21:39

    yaa adamın kitabı tarantino filmleri gbi tamamını okumadan hiç birşey anlaşılmıyo:)

  15. hilal on 17 Eki 2010 14:13

    kitabı 3 defa okudum.Hayatımda bu kadar güzel kitap okumadım bu yüzden öğrtmenimle bile tartıştık herkese tavsiye ediyorum

  16. neslihan on 16 Kas 2010 21:48

    ben bu kitabı daha okumadım ama arkadaşların yorumu gerçekten ilgimi çekti ha dedim ben bu kitabı okumalıyım inş pişman olmam yorumlar için herkese tşk ediyorum

  17. cihad on 05 Ara 2010 11:54

    kitabın özetini okudum devamını satın alarak okumalıyım bişmanlık duymam heralde yazarına teşk sunarım…

  18. mehmet on 15 Ara 2010 01:16

    fransız ihtilalinin öncesini sonrasını neden olduğunu anlamak istiyorsanız tercih ederim ayrıca bir eser boş yere klasikler arasında gösterilmez.yabancı kaelimeler çok değil onlar özel isim.çevirmen kahraman isimlerini türk isimleri mi yapsaydı yani…

  19. bahar on 04 Ara 2012 15:53

    ya bizede hoca ödev verdi okuyup özetini çıkarcaktm başta okuyasım gelmedi ama şimdi özetini okuduktan sonra vazgeçtm

  20. kardelen on 22 Ara 2012 09:29

    bence bu kitap güzel ama içinde çok yabancı isim var ama kitabı beğendim

Yorum yapın.