Eşref Saat – Şevket Rado

16 Eki 2008 · Kategori: 100 Temel Eser (İlköğretim) · 58 Yorum 

Eşref Saat
Şevket Rado

KONUSU: Hayat, aynı zamanda bir tecrübeler toplamıdır. Kimimiz bu tecrübeler neticesinde elde ettiğimiz birikimleri, çeşit­li yollarla aktarabilir; kimimiz ise, bunu beceremeyiz. Şevket Rado, yıllarca süren gazete ve dergi yöneticiliği, fikir adamlığı ile sahip olduğu engin görüşlerini, bu kitabında okuyucuya ulaştırmaya çalışmıştır.
Kitap, yirmi yedi bölümden oluşmaktadır.

BÖLÜMLER:

EŞREF SAATİ:

Sizin için günün en iyi saati hangi saattir hiç düşündünüz mü? Şair tabiatlı olanlar akşam saatlerini severler. Güneşin batışı insana tuhaf bir hüzün verir. ..Yemek düşkünleri de öğle saatleri­ni… Yaş ilerledikçe insanlar sabah saatlerini sever olurlar…Sizin için en iyi saat hangisidir? Buradan bir şey söyleyemem ama bana sorarsanız, saatlerin en iyisi…..şu ne zaman geldiği pek de bilin­meyen, adına “Eşref Saat” dediğimiz saattir. Eşref saat gündelik hayatımızda işlerimizin en iyi gittiği, kararlarımızın en isabetli olduğu, hükümlerimizde asla yanılmadığımız saattir…..
Yalnız sizin, teker teker insanlann hayatında değil, milletle­rin hayatında da eşref saatler vardır. O saatler gelmeye görsün, milletler esaretten kurtulurlar; o saatler gelip çatınca ordular hari­kalar yaratırlar…
Milletlerin eşref saatlerini büyük dâhiler keşfeder…
Her iyi şey eşref saatte olur. Biraz sabır göstermek, biraz dikkatli davranmak, insanların bam teline dokunmamaya çalış­mak, evinizde (işinizde) eşref saati sık sık çaldırmak için yeterli­dir.

DAHA IYI OLABİLİR:

Hangi hâl ve şartlar içinde olursa olsun daima daha iyiyi is­temek! Fertleri de, milletleri de günbegün yükseltip refahın en yüksek katlarına çıkarmak için herkesin yüreğinde, sahibini daha iyiye itmekten bıkmayan bir motor saklı bulunmalıdır… Ata­türk’ün çok güzel bîr sözü vardır: “Zafer, zafer benimdir diyebilenle­rindir. ”
Kanaatkârlık elbette kaybedilmemesi gereken iyi özellikler­den biridir. Ama icap ettiği zaman kullanılmalıdır. Toprak bom­boş dururken bir avuç tarlayı ekerek, “benim ihtiyacımı bu kadarı karşılar” deyip oturan, daha fazlasını istemeyen fakirlikten kurtulamaz.

YAŞAMA ZEVKİ:

Şu birkaç günlük ömrümüzü saadet içinde geçirmek hepimi­zin tek arzusudur. Yaşamdan zevk almayı bilmek, mesut olmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Bu dünya, gelinebilecek dünyaların elbette kî en iyİsidir. Et­rafındaki konularla ilgilenmesini bilenler, asla sıkılmazlar.

GÜLER YÜZ:

Asık suratlı insanlardan hoşlanır mısınız desem bana güler­siniz. O zaman, sizde her zaman güler yüzlü olmaya gayret edi­niz. Güler yüzlü insanlar arasında yaşayanların hayatı daha tatlı geçer.

TATLI DİL:

Yılanı deliğinden çıkarır derler. Yılan pek insan dilinden an­lamaz ama tatlı dilin neler yapmaya yettiğini anlatmak için böyle demişlerdir.
Tatlı dilli insanlar vardır, onları dinlemek insana büyük bir zevk verir.
Ayrıca tatlı dilin açamayacağı kapı yoktur.

GENÇLİĞİN KIYMETİ:

Nasıl mevsimlerden bahar varsa, insanların baharları da gençlik dönemleridir. Baharda, her taraf yemyeşil olur, çiçekler açar, dallar meyvelerle bezenmeye hazırlanır. İnsanların gençlik­leri de aynen böyle olur. Ancak, insanların meyve toplamaları, ağaçlar kadar erken olmayabilir. Bu yüzden sabır etmesini de bilmelidirler.
Ayrıca, insanlar hayatlarının her döneminde genç kalmayı başarabilirler. Bu da, her yaşa uygun iş ve zevk becerilerini geliş­tirmekle mümkün olur.

ÇOCUKLARIN ANA VE BABALARINDAN BEKLEDİKLERİ:

Çocuklarımızın yetişmesi, anne ve babaları en fazla meşgul eden meselelerden biridir. Eğer yorgunluklara katlanıyorsanız, üzüntülere göğüs geriyorsanız, bin bir sıkıntıyı yenmeye gayret ediyorsanız yalnız onlar için, onların iyi yetişmeleri, ileride sizin kadar yorulmamaları, üzülmemeleri için katlanıyorsunuz.
Bir de işin çocuklar tarafından bakılan cephesi vardır. Çocu­ğun yeryüzünde en çok sevdiği iki varlık anası ile babasıdır. O her hareketiyle sizi taklit etmeye, size benzemeye çalışır.
Onun iyi bir İnsan olarak yetişmesini istiyorsak, ilk önce iyi bir insanda bulunması gereken meziyetleri, kendimize mal etme­miz gerektiğini unutmamalıyız.

Yazının Devamını Oku »


Şevket Rado

22 Eki 2007 · Kategori: Biyografi · 5 Yorum 

Şevket Rado (d. 21 Nisan 1913 Radovişte, Üsküp, Makedonya – ö. 9 Nisan 1988 İstanbul, Türkiye).Gazeteci, yazar.

Balkan Harbinin patlaması üzerine 1913 de ailesi ve Anavatana dönen vatandaşlarla beraber İstanbul’a geldi. Vefa Lisesini ve sonra da Hukuk Fakültesini bitirdi. Üniversite talebesi iken Son Posta Gazetesine girerek gazeteciliğe başladı 1932. Sonra Akşam Gazetesine geçti ve orada 25 muhabirlik, fıkra yazarlığı, yayın müdürlüğü yaptı.

Yazının Devamını Oku »