Mehmet Akif Ersoy ve İstiklal Marşı

09 Mar 2008 · Kategori: Ders Notları, Kitap Tanıtımı · 1 Yorum 


İstiklal Marşımız Milletimizin kahramanlık destanıdır. Bundan dolayı “Türk Milletindenim” diyen, milletinin tarihiyle gurur duyan herkesin İstiklal marşı’nın manasını çok iyi bilmesi gerekir. Zira Sevr Antlaşması ile aziz vatanımız parçalanmak istenmiş, yer yer işgale uğramış, bayrak boyun bükmüş,güzel İzmir Yunan’ın kirli çizmeleri altında kalmış, Bursa’da Osman ve Orhan Gazi’nin mübarek kabirleri çiğnenmiş bir ara başkentin Kayseri’ye nakli düşünülmüş, fakat imanından ve ümidinden ilham alan Akif; kanımız kadar sıcak, bayrağımız kadar aziz, imanımız kadar kuvvetli marşımızı yazmıştır. İstiklal Marşı, büyük milletimizi ebediyete kadar ayakta tutacak sağlam mısralarla örülmüş ölmez bir şaheserdir.

İstiklâl Marşı nedir?

08 Mar 2008 · Kategori: Ders Notları · Yorum 

İstiklal Marşı, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin milli marşıdır.

Sözleri Mehmet Akif Ersoy’un bestesi Osman Zeki Üngör’ündür. 12 Mart 1921′de TBMM tarafından Türkiye Cumhuriyeti’nin, Milli Marşı olarak kabul edildi.

İstiklal Harbi’nin en heyecanlı günlerinde toplumu biraraya getirici ve ortak duygularını canlandırıcı bir milli marş gereksinimini gidermek amacıyla Maarif Vekaleti, 1921′de bir güfte yarışması düzenledi. Bu yarışmaya 724 şiir katıldı. Kazanan güfteye para ödülü konduğu için önce yarışmaya katılmak istemeyen Mehmet Akif, Maarif Vekili Hamdullah Suphi’nin ısrarı üzerine Kahraman Ordumuza adadığı şiirini yarışmaya soktu. TBMM’nin 12 Mart 1921 tarihli oturumunda Mehmet Akif’in şiiri milli marş olarak kabul edildi.
Devamını Okuyun

İstiklâl Marşı Yarışmasında Ön Elemeyi Kazanan Diğer 6 Şiir

07 Mar 2008 · Kategori: Ders Notları · Yorum 

1.Şiir

Yıllarca altı cephede ateşle kanlara;
Türk’ün hilâl-ü dinine düşman olanlara;
Ceddin o; Yıldırım gibi saldın zaman zaman
Yüksek başın eğilmedi bir art cihanlara

Ey kahramanlar ordusu, ey yıldırım-Şitab.
Göster cihan-ı mağribe bir kanlı inkılab

Ey mazi-i havariki bin destan olan;
Garbın zalam-ı zulmüne yüz yıl kılınç salan
Arslan yürekli ordu; demir giy; silah kuşan!
Zira hududu kapladı ateşle kan, duman.

Ey kahramanlar ordusu, ey yıldırım - Şitab,
Göster cihan-ı mağribe bir şanlı inkılab!

Arslan mücahid ordusu, ey haris-i salah
Destinde seyf-i hak gibi pek şanlı bir silah
Açtın sema-yi millete pür-nûr bir sabah.
Atî bizim… bizim artık vatan, zafer, felah.
Devamını Okuyun

12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü Örnek Tören Sunumu

04 Mar 2008 · Kategori: Ders Notları · 2 Yorum 

12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü Töreni Sunumu:

Sayın ………………….………………………, Sayın …………………….………………………,
Sayın ………………………………..…………,kıymetli Öğretmenlerim, değerli Öğrenci Arkadaşlarım,

12 Mart İstiklâl Marşı’nın Kabulü dolayısıyla düzenlenen programa hoş geldiniz.
Sayın ………………………………………………….;
Programı arz ediyorum

1-Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı
2-Günün Anlam ve Öneminin belirtilmesi
3- Konuşmaların yapılması
4- Şiirlerin okunması
5-Oratoryo sunumu
6-Okul korosu programı
7-Kapanış
Devamını Okuyun

İstiklal Marşının Kabulü: 12 Mart 1921

03 Mar 2008 · Kategori: Ders Notları · Yorum 

İstiklal Marşımız, yurdumuzun düşman işgaline uğradığı felaket günlerinde hazırlandı. Saldırgan düşmana karşı Anadolu’da tutuşan heyecanı koruyacak; vatan sevgisini ve inancı canlı tutacak bir marşın hazırlanması düşüncesi, Genel Kurmay Başkanı İsmet (İnönü) Paşa dan geldi. İsmet İnönü böyle bir marşın Fransız ordusunda mevcut olduğunu ve bizim ordumuz için de faydalı olacağını Milli Eğitim Bakanlığına iletti. Milli Eğitim Bakanlığı da bu düşünceyi benimseyip bir yarışma düzenledi. Beğenilen güfte için 500 lira ödül verilecekti. Yarışma için 734 şiir gönderildi. Bir kurulca bunlar titizlikle incelenip 6 tanesi ayrıldı. Ama hiçbiri beğenilmedi; marş olacak değerde bulunmadı. O zaman Burdur Milletvekili olan Mehmet Akif’in para ödülünden rahatsızlık duyduğu için yarışmaya katılmadığı öğrenildi. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi şairin Meclis’teki sıra arkadaşı Balıkesir Milletvekili Hasan Basri Bey’in yardımını istedi.

Hasan Basri Bey bundan sonrasını şöyle anlatıyor:
Devamını Okuyun