Şeker Portakalı

06 May 2008 · Kategori: Kitap Özetleri · 2 Yorum 

Yazar: Jose Moura De Vasconcelos

Roman kahramanı Zeze çok çocuklu yoksul bir ailenin küçük çocuklarından biridir. Olaylar işsizlik yüzünden ruhsal bunalımlar geçiren bir baba, kardeşlerinin sorumluluğunu üstlenmiş bir ağabey ve ablalar etrafında gelişir. Küçük kardeşi Luis henüz yaşananları algılayamayacak kadar küçüktür. Anne karakteri ise siliktir. Çünkü anne, ailenin geçimini sağlamak için çalışmak zorundadır ve çocuklarına ayıracak hiç vakti yoktur. Kısacası aile fertleri Zeze’yi anlayabilmekten çok uzaktır.

Zeze’nin mahalledeki insanlara yaptığı, çoğu kez zarar verme boyutuna ulaşan, şakalar ve yaramazlıklar, aslında yaşadığı yalnızlık duygusundan kaynaklanır. Ama o çevresindeki insanların söylediği gibi kendini “şeytanın vaftiz oğlu” sanır. Kötü bir çocuk olduğuna inanır. Yüreğindeki sevgi açığını kapatmak için hayali arkadaşlar yaratır. Bunlardan biri bir yarasadır. Diğeriyse yeni evlerine taşındıklarında her çocuğun bahçedeki ağaçlardan birini seçmesiyle ortaya çıkar. Hiç kimsenin beğenmediği bir şeker portakalı fidanı… Zeze, bu hiç de adil olmayan paylaşımda payına düşeni kabullendiğinde artık bir dostu daha olmuştur. Onlara isim takar ve onlarla konuşur.
Devamını Okuyun

DAMGA – REŞAT NURİ GÜNTEKİN– ROMAN

29 Nis 2008 · Kategori: Kitap Özetleri · 1 Yorum 

2. Abdülhamit devri paşalarından birinin oğlu olan İffet babasıyla birlikte Midilli’ ye gider. Babası ölünce İstanbul’ a döner ve hukuk eğitimi almaya başlar. Çocuklarına ders verdiği Cemil Kerim Bey’ in karısı Vedia ile aralarında aşk başlar. Bir gece yakalanınca eve hırsızlık için geldiğini söyleyen İffet , mahkum olur. Hapisten çıkınca sabıkasından ötürü işsiz kalır. Bu arada kocasından ayrılan Vedia ile karşılaşır ve evlenme teklif eder. Vedia hırsız damgası yemiş biriyle evlenemeyeceğinin söyler . Roman İffet’ in bir itirafıyla son bulur.

Define Adası

10 Şub 2008 · Kategori: 100 Temel Eser (İlköğretim), Kitap Özetleri · 38 Yorum 

Define Adası
Robert Louis Stevenson

Kitap Hakkında Bilgi:
Define Adası İskoçyalı yazar Robert Louis Stevenson’un yazdığı bir macera romanıdır. Ayrı bir kitap olarak 1883 senesinde çıkan bu yapıt, daha önce 1881-1882 yıllarında bir çocuk dergisinde diziler halinde yayınlanmıştır.

Tüm romanların belki de en çok işlenenidir. Tropikal adalar, x işaretli hazine haritaları ile tek gözü kör ve bantlı, bir eli kancalı, omuzunda papağanı ile belleğimizde canlandırdığımız korsan kavramları üzerinde Define Adasının büyük etkisi olmuştur.

Stevenson Define Adası’nı yazmaya başladığında 30 yaşındaydı, bu onun bir romancı olarak ilk başarısı olacaktı. İlk onbeş bölüm 1881′de İskoçya yaylalarında bulunan Braemar’da yazıldı.

Kitap Özeti:
XVIII. yüzyılın ikinci yarısı okyanusların korsan kaynadığı, uzak adaların inanılmaz maceralara sahne olduğu bir dönemdi. Jim Hawkins, bu karışık günlerde ailesiyle birlikte İngiltere’nin güney kıyılarındaki Amiral Benbow Hanı’nda yaşamaktaydı.

Devamını Okuyun

Taif’te Ölüm - Hıfzı TOPUZ

03 Şub 2008 · Kategori: Kitap Özetleri · Yorum 

Taif’te Ölüm
Hıfzı TOPUZ

KİTABIN ADI : Taif’te Ölüm
KİTABIN YAZARI : Hıfzı Topuz
YAYIN EVİ : Remzi Kitabevi
BASIM YILI : Ocak, 1999

Kitabın Konusu

Taif’te Ölüm, çöken bir imparatorluğun çağdaşlaşma sancılarını son derece akıllı bir dille anlatırken, dönemin baş aktörlerinin bireysel trajedilerinide başarıyla gözler önüne seriyor.

Kitabın Özeti

Taif’te Ölüm çökmekte olan Osmanlı İmparatorluğunun çağdaşlaşma denemelerini akıcı bir dille anlatırken, dönemin akışına yön veren kişilerin yaptıkları yanlışları gözler önüne seriyor. Kitap Mithat Paşa’nın Osmanlı imparatorluğunu çağdaşlaştırmak, sağlamlaştırmak için yaptığı çalışmaların, uğradığı haksızlıkların ve dönemin gaflet içinde olan yöneticilerinin hayatlarından önemli olan kesintileri bize sunuyor.
Devamını Okuyun

ATEŞTEN GÖMLEK

22 Oca 2008 · Kategori: Kitap Özetleri · 1 Yorum 

Ateşten Gömlek
Halide Edib Adıvar

KİTABIN ÖZETİ:

İzmir’in işgalinde Yunanlıların, kocasını ve oğlunu öldürmeleri üzerine önce İstanbul’a gelen ve sahip olduğu Türklük şuuru ve mücadele azmiyle İstanbullu gençlerin bilinçlenmesini sağlayan Ayşe’nin uyandırdığı heyecana kapılan subaylar Anadolu’ya geçerler. Çeteler düşmanla savaşmaktadır. Bu savaşta Ayşe hasta bakıcı Peyami ise çeviricidir.

Ayşe kendisini seven ve evlenme teklif eden İhsan’a cevabını ancak İzmir alındıktan sonra vereceğini söyler. Peyami ise sevgisini Ayşe’ye açıklayamamaktadır. Cephede İhsan şehit düşer, Ayşe de ileri hatlar giderek orada can verir. Peyami ise kafasına aldığı kurşunla hastahanede ölür.
Devamını Okuyun

Ruşen Eşref Ünaydın: “Diyorlar ki” Muharriri Çeşmeler Kaşifi İstanbul Seyyahı

21 Oca 2008 · Kategori: 100 Temel Eser (İlköğretim) · 1 Yorum 

“Diyorlar ki” Muharriri Çeşmeler Kaşifi İstanbul Seyyahı
Nuri Sağlam

Edebiyatımızın ünlü sanatkâr ve fikir adamlarıyla yaptığı bir dizi mülâkatı, 1918′de Diyorlar ki adıyla kitaplaştıran ve bu münasebetle “Diyorlar ki Muharriri” olarak şöhret bulan Ruşen Eşref, İstanbul ve İstanbul Çeşmeleri üzerine yazdığı eşsiz yazılardan dolayı “Çeşmeler Kâşifi” ve “İstanbul Seyyahı” gibi sıfatlarla da anılmıştır. Mustafa Kemal Paşa’yı şahsî özellikleri ve askerî dehasıyla ilk defa Türk ve dünya kamuoyuna tanıtan yazar, Mütareke döneminden itibaren daima Paşa’nın yanında bulunmuş, Millî Mücadeleye katılmış ve kırk ay süren bu yürüyüşe dair tahassüslerini gözyaşı, kahır ve sabırla demleyerek kaleminin ucundan damla damla akıtmıştır. Fakat Ruşen Eşref’in gözyaşları, “Niçin sen mütemadî bir ayrılıksın hayat!” feryadıyla altmış yedi yıllık ömrünün özellikle annesini, Tevfik Fikret’i ve Atatürk’ü kaybettiği en sarp yamaçlarında daha bir başka çağlamış, zaman içinde nice yedi göllere ve nice yedi veren güllerine hayat vermiştir. Ruşen Eşref’in hayatı ise -mizacı, edebî şahsiyeti ve bütün eserleriyle birlikte- şimdi elinizdeki bu kitaptadır.

Şermin - Tevfik Fikret

21 Oca 2008 · Kategori: 100 Temel Eser (İlköğretim), Kitap Özetleri · 1 Yorum 

Şermin
Tevfik Fikret

Şermin, Tevfik Fikret’in çocuklar için yazdığı otuz bir adet şiirden oluşan bir kitaptır. Fikret, bu şiirleri ölümünden kısa bir süre önce kitaplaştırmıştır.

Bu şiirler, Fikret’in Rübâb-ı Şikeste’de yer alan şiirlerine göre çok sade ve sıcak bir dille, duru bir Türkçe ile yazılmış ve devrinde çok beğenilmiştir.

Bu kitapta yer alan şiirlerinde, Tevfik Fikret, çocukları doğruluğa, çalışmaya, kardeşliğe, insanları sevmeye yönlendirmek istemekte, onları iyi birer insan olmaya hazırlayacak duyguları işlemektedir. Bunu yaparken de çocuk ruhunu ve çocuk dünyasını çok başarılı bir şekilde yakalayabilmektedir.

Karagöz ile Hacivat

21 Oca 2008 · Kategori: 100 Temel Eser (İlköğretim), Kitap Özetleri · 4 Yorum 

Hacivat ve Karagöz / Seçme Hikayeler
Zeynep Üstün

Orhan Gazi babası Osman Bey’in anısına o dönem ki başkent Bursa’da büyük bir camii yaptırmaya karar vermiş. Emrindeki bütün mimarları çağırmış huzuruna. “Babam Osman Gazi’nin anısına güzel olduğu kadar görkemli bir camii yapılmasını istiyorum. En güzel projelerinizi yapın getirin bana.” demiş onlara. Kısa bir süre sonra bütün mimarlar en güzel projeleriyle Orhan Gazi’nin huzuruna gelirler. Bütün projeleri tek tek inceleyen Orhan Gazi içlerinden en beğendiğinin sahibi mimarı çağırtmış ve ona kusursuz bir işçilik istediğini söylemiş; “Yörenin en iyi ustaların bulacaksın ve en kaliteli malzemeleri kullanacaksın, hiçbir masraftan da kaçınmayacaksın” diye de belirtmiş. Mimarbaşı birkaç gün içerisinde ülkenin dört bir tarafından en iyi ustaları toplamayı, en kaliteli ve güzel malzemelerin getirtilmesini sağlamış ve sultanın huzuruna çıkmış. Mimarbaşı; “Padişahım” demiş, “Yörenin en iyi duvar, demir, ahşap ustalarıyla en becerikli hat sanatçıları ve nakkaşlarını topladım. İnşatta kullanılacak bütün malzemeler kılı kırk yararak seçildi. Biz hazırız, emir verirsen hemen başlamak isteriz bu kutlu işe” Mimarbaşı’nın anlattıklarından son derece memnun görünen Orhan Gazi, ” Mimarbaşı beni çok iyi dinle” demiş. “Söylediklerin güzel, hemen başlayabilirsiniz camiyi inşa etmeye ama aç kulaklarını dinle şimdi. Bil ki bu camii benim için çok önemli. Bu yüzden ,her kim ki inşaatın yavaşlamasına veya işlerin aksamasına sebep olursa o an kellesini vurdururum. Şimdi çıkın gidin başlayın camiyi yapmaya.”
Devamını Okuyun

Sonraki sayfa »