Havaya Uçan At
| Havaya Uçan At Peyami Safa |
Binbir gece masallarının anlatılıdığı şark gecelerinin sihirli dünyasına ışınlanmak istiyor musunuz? Bu kitap ile sihirli dünyalar elinizin altında…
Peyami Safa
Peyami Safa, 1899′da İstanbul’da doğmuş bir yazarımızdır. Büyükler için yazdığı romanları vardır. 1914 ve 1918 yılları arasında öğretmenlik, 1918 ve 1961 yılları arasında gazetecilik yapmıştır. Çeşitli gazete ve dergilerde yazılar yayımladı. Halk için yazdığı romanlarda Server Bedii takma adını kullandı. Bu isimle 80?in üzerinde roman yazdı. Polisiye ve macera romanları da yazdı. Cingöz Recai polis hikâyeleri dizisi yayınlandığı dönemde çok ünlü oldu. İnandırıcı bir üslupla fıkra ve makaleler yazdı. Romanlarında olaydan çok tahlillere önem verdi. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu romanı hasta bir gencin psikolojik durumunu yansıtır.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın, ilköğretim öğrencilerine tavsiye ettiği 100 Temel Eser içerisinde Havaya Uçan At eseriyle girdi.
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
KİTABIN ADI DOKUZUNCU HARİCİYE KOĞUŞU
KİTABIN YAZARI PEYAMİ SAFA
YAYIN EVİ VE ADRESİ ÖTÜKEN YAYINEVİ MALTEPE İSTANBUL
BASIM YILI 2000
1.KİTABIN KONUSU:
Çocukluğundan beri bacağından rahatsız olan ve kimseyi dinlemeyen birisinin, hayaller peşinde koşarken başından geçen olaylar.
2.KİTABIN ÖZETİ:
Yazarın küçüklüğünden beri çektiği hastalık onu hastahanelerden tiksindirmiştir. Fakat durumu ciddiyetini korumaktadır. Annesi ile kenar mahallelerin birinde virane ahşap bir evde yaşamaktadır.
Bir gün ameliyat olması gerektiğini öğrenip hastahaneden döndüğünde evde annesini bulamaz ama odanın halinden annesinin şiddetli bir baş ağrısı geçirdiğini anlar. O sırada annesi gelir. Yazar ise annesini üzmemek için ona gerçekleri anlatmaz. Kendi doktaruna gidip ona gözükmesi gerektiğini söyler. Annesi yazarın Erenköye gideceğini öğrenince paşanında onu merak ettiğini söyler. Ertesi gün yazar önce paşaya gider.
Yalnızız - Peyami Safa
| Yalnızız Peyami Safa |
KİTABIN KONUSU :
Bir genç kızın hayallerinin son bulması.
KİTABIN ÖZETİ :
Tarık, Feriha’yı seven fakat geçmiş yaşamında farklı kadınlarla birlikte olan birisidir. Feriha ile bir köy bahçesinde buluşurlar. Tarık, kendine ait olan bir dünya kurmuş ve bu dünyanın içerisine yalan, kin, nefret gibi duyguları sokmamıştır.Tarık’ın kardeşi Feride, Ahmet’i sever, ama ailesine bu sevgisini açıklayamaz. Çünkü Ahmet bir isyancıdır. Fakat Feride’nin Ahmet ile birlikte olmasından sonra sessizleşmesinden annesi olanları anlar ve Feride’ye bağırıp çağırır.
Fatih-Harbiye - Peyami Safa
| Fatih-Harbiye Yazar:Peyami Safa |
Kitabın Konusu
Neriman’ın kendi kültürüyle batı kültürü arasındaki kayboluşu ve doğru yolu buluşu.
Kitabın Özeti
Neriman’la Şinasi çocukluk arkadaşlarıdır. Tanıdıkları ilk karşıt cins birbirleridir. İlk başta ikisi de birbirlerini seviyorlardı. Okula beraber gidip geliyorlardı. Üniversite de bile beraberdiler. Neriman’ın babası Faiz Bey’dir ve Şinasi’yi de çok sevmektedir. Bazı geceler Faiz Bey’in evinde saz çalarlar ve sohbet ederlerdi. Herkese bir gün Devamını Okuyun
Peyami Safa
(1899- 15 Haziran 1961): Yazar. İstanbul’da doğdu. Meşhur şair İsmail Safa’nın oğludur. Düzenli bir öğrenim göremedi. Kendi kendisini yetiştirdi. 13 yaşında hayata atıldı. Posta Telgraf Nezaretinde çalıştı. Öğretmenlik (1914-1918), gazetecilik (1918-1961) yaptı. Hayatını yazıları ile kazandı. İstanbul’da öldü. Kardeşi İlhami ile Yirminci Asır adlı bir akşam gazetesi çıkardı. Bu gazetede “Asrın hikâyeleri” ilk hikâyelerini imzasız yayınladı (1919), Kültür Haftası (21 sayı, 15 Ocak-3 Haziran 1936) ve Türk Düşüncesi (63 sayı, 1953-1960) adlarında iki de dergi çıkardı. Tasvîr-i Efkâr, Cumhuriyet, Milliyet, Tercüman, Son Havadis gazetelerinde yazdı. Çok sevdiği oğlu Merve’yi askerliğini yaptığı sıra kaybetmesi Peyami Safa’yı çok sarstı. Devamını Okuyun
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu - Peyami Safa
| Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Yazar:Peyami Safa |
1.KİTABIN KONUSU:
Çocukluğundan beri bacağından rahatsız olan ve kimseyi dinlemeyen birisinin, hayaller peşinde koşarken başından geçen olaylar.
2.KİTABIN ÖZETİ:
Yazarın küçüklüğünden beri çektiği hastalık onu hastahanelerden tiksindirmiştir. Fakat durumu ciddiyetini korumaktadır. Annesi ile kenar mahallelerin birinde virane ahşap bir evde yaşamaktadır.
Bir gün ameliyat olması gerektiğini öğrenip hastahaneden döndüğünde evde annesini bulamaz ama odanın halinden annesinin şiddetli bir baş ağrısı geçirdiğini anlar. O sırada annesi gelir. Yazar ise annesini üzmemek için ona gerçekleri anlatmaz. Kendi doktaruna gidip ona gözükmesi gerektiğini söyler. Annesi yazarın Erenköye gideceğini öğrenince Devamını Okuyun

