Gece Sesleri – Ayşe KULİN

08 Eyl 2008 · Kategori: Kitap Tanıtımı · Yorum 

Gece Sesleri
Ayşe KULİN

İNCELEME
Arnavutköy Amerikan Kız Kolejini bitirdi. Çeşitlı gazete ve dergilerde editörlük ve muhabirlik yaptı, TV, reklam ve sinema filmlerinde sahne yapımcısı, sahne yönetmeni ve senarist olarak çalıştı. Milliyet yayınlarının “20.Yüzyıl Dosyası” dizisi için 3 kitabı Türkçeleştirdi. 1984 yılında yayınlanan öykü kitabı ile edebiyat dünyasına katılan Ayşe Kulin’in ilk romanı “Adı: Aylin”di(1997). “Adı Aylin”i hepsi de çok satarlar listelerinde yer alan “Sevdalinka”(1999), “Füreyya”(1999), “Köprü”(2001) ve “Nefes Nefese”(2003) romanları izledi.

Mahrem Tarihler
Esenboğa hava meydanında başlıyor “Gece Sesleri’nin hikayesi; anlatıcı Ayda, 44 yaşında –kendi ifadesiyle- “buruşuk eteğini geren yağlanmış kalçaları ve kalın beliyle, hantal, orta yaşlı, bakımsız memur kadın… öğretim üyesi”. Annesinin Erzurum’daki bir seminerdeyken aldığı hastalık haberi üzerine İstanbul’a giderken tanışıyoruz onunla. Ayda’nın yolculuk süresince zihninden gecen anıları ise bizi çok gerilere kadar götürüyor. Ayşe Kulin, düz bir zaman sıralamasıyla anlatmıyor hikayesini; şimdiki zamanda yaşanan bir olay ya da bir görüntünün çağrışımları ile geçmişteki bir yaşantı anına bağlanıyor. Böylelikle 1940’lı yılların başından 2000’lere kadar geçen 60 yıllık bir zaman dilimine yayılıyor hikaye.
Hikayenin asıl ekseninde Ayda’nın üvey babası Nedim Ortaçlı’nın aile tarihi var; zengin bir Ege kasabasında geniş topraklara hükmeden bir ailedir Ortaçlı’lar. Ailenin büyük oğlu Kerami Bey, mebus olup politikaya atılmış, toprakları çekip çevirmek küçük oğlan Yusuf’a kalmıştır.

Yazının Devamını Oku »


Sevdalinka – Ayşe Kulin

14 May 2008 · Kategori: Kitap Özetleri · Yorum 


KİTABIN ÖZETİ

Sevdalinka,belgesel nitelikli bir romandır. Boşnakların tarihteki rolü, Bosna Savaşı ve öncesinde gelişen olaylar kronolojik bir sıra takip edilmeksizin roman kurgusu içinde anlatılmaktadır.

Roman kahramanı, Nimeta, bir inşaat mühendisi ile evli ve iki çocuk annesidir. Bosna Televizyonu’nda haber görevlisi olarak çalışmaktadır. Mesleği gereği, Bosna Savaşının başlamasına kadar ülke içinde meydana gelen olayları yerinde gözlemler. Bu görevlerden birinde Zagreb’de çalışan gazeteci Stefan ile tanışır. Kısa zamanda ilişkileri aşka dönüşür. Nimeta , ailesi ve Stefan arasında bir tercih yapma zorunluluğu karşısında kendi içinde psikolojik bir savaş vermektedir. Aynı günlerde ülke içerisinde de mevcut düzen yavaş yavaş bozulmakta , Yugoslavya Federasyonu muhtemel bir iç savaşa doğru ilerlemektedir. Daha net bir ifade ile , Sırbistan , “Büyük Sırbistan” arzusuyla federasyonu sonu meçhul lakin muhakkak kan ve acı dolu bir savaşa ; faturasını Boşnaklar’ın çok ağır ödeyeceği kanlı bir savaşa sürüklemektedir.

“Yurtta Sulh Cihanda Sulh” düsturunun insanlığın mutluluğu açısından ne kadar vazgeçilmez bir anlam taşıdığını çarpıcı bir biçimde okuyucuya gösteren bir kitaptır.

Yazının Devamını Oku »