Türk Atasözlerinden Seçmeler
Abdal düğünden, çocuk oyundan usanmaz; Herkes kendine uygun işlerden hoşlanır.
Acı acıyı bastırır, su sancıyı; Yeni felekatler eskilerinin acısını unutturur.
Acı patlicanı kırağı çalmaz; Cefakeş kimselerin ufak tefek rahatsızlıklardan, sıkıntılardan mütessir olmadığını ifade eder.
Acıkan doymam, susayan kanmam sanır; İhtiyaçları tatmin edilmeden önce insan onlar hakkında mübalağalı düşünür.
Aç aman bilmez, çocuk zaman bilmez; Aç da çocuk da akla göre hareketler etmez.
Aç ayı oynamaz; İnsan ve hayvan, her şeyden önce karnını doyurmayı düşünür.
Açın imanı olmaz; Aç insan yüksek kıymetlere değer vermez.
Ağrısız baş mezarda olur; Dünyada dertsiz insan yoktur. İnsan ölünce huzura kavuşur.
Azıcık aşım, kaygısız başım; Gözü yüksekte olmayan insan rahat yaşar.
Besledik büyüttük danayı, (şimdi) tanımaz oldu anayı; Nankörlü belirtmek maksadıyla kullanılır.
Bir tutam ot deveye hendek atlatır; Ufak bir para veya iyilik insana güç işler yaptırır.
Can çıkmadan huy çıkmaz; İnsanları huylarından vazgeçirmek zordur.
Cefayı çekmeyen aşık, sefanın kadrini bilmez; İnsan her şeyi elde etmenin zorluluğunu bilirse, o şeyin kıymetini anlar.
Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler; İnsanlar öğülerek zarara sokulabilir.
Deve boynuz ararken kulaktan olmuş; Hakkından fazlasına tamah edenler ellerindekini de kaybederler.
Düşmanın karınca olsa kendini merdane tut; Düşmen ne kadar zayıf görünse küçümsememelidir.
Ecel geldi cihana, baş ağrısı bahane; Ölüm zamanı gelen insanın, ölüm sebebi önemli değildir.
Evlenenle ev yapanın Allah yardımcısıdır; Ailenin değerini belirtmek için kullanılır.
Faydasız baş mezara yaraşır; Hiç kimseye faydası olmayan bir insanın bu dünyada yaşaması lüzumsuzdur.
Güneş balçıkla sıvanmaz; İyi, mükemmel işleri ve eserleri kötülemekle onların değerini düşürmek mümkün değildir.
İki karpuz bir koltuğa sığmaz; insanın aynı anda birden fazla iş yapamayacağını anlatır.
Kabahat samur kürk olsa, kimse sırtına (üstüne) almaz; Hiç kimse kabahatli olduğunu kabul etmek istemez.
Kalp kalbe karşıdır; Birisini seven insan, muhakkak ondan da sevgi görür.
Laf torbaya girmez; Hiç kimseyi konuşmaktan men edemeyiz.
Mühür kimde ise Süleyman odur; kim yüksek mevki ye geçerse, onun sözü geçer, kudret onda olur.
Sağır işitmez, uydurur (yakıştırır); Sağır duymaz fakat söylene kelimeye en uygununu bulur.
Şeriatın kestiği parmak acımaz; Adil olan kanunların verdiği en ağır cezaya bile insan katlanır.
Ummadığın taş baş yarar; Hiç gösterişi olmayan şeyler ve insanlar bazen umulmadık işler yaparlar.
Vakitsiz öten horozun başını keserler; İnsan yapacağı işin zamanını hesaba katmalıdır.
Yaş yetmiş iş bitmiş; Yaşı ilerlemiş insanlardan fayda beklenmez.
Yol bilen kervana katılmaz; Bilgisi olan başkalarına muhtaç olmaz.
Zurnada peşrev olmaz, ne çıkarsa bahtına; Her alet, her malzeme isteneni vermez.
Zürafanın düşkünü beyaz giyer kış günü; Parasız kalmış kibar, görünüşü bozulmasın diye her şeye razı olur.
Yorumlar
Yorum yapın.

