Türk Atasözlerinden Seçmeler

27 Mar 2008 · Kategori: Ders Notları 

Abdal düğünden, çocuk oyundan usanmaz; Herkes kendine uygun işlerden hoşlanır.

Acı acıyı bastırır, su sancıyı; Yeni felekatler eskilerinin acısını unutturur.

Acı patlicanı kırağı çalmaz; Cefakeş kimselerin ufak tefek rahatsızlıklardan, sıkıntılardan mütessir olmadığını ifade eder.

Acıkan doymam, susayan kanmam sanır; İhtiyaçları tatmin edilmeden önce insan onlar hakkında mübalağalı düşünür.

Aç aman bilmez, çocuk zaman bilmez; Aç da çocuk da akla göre hareketler etmez.

Aç ayı oynamaz; İnsan ve hayvan, her şeyden önce karnını doyurmayı düşünür.

Açın imanı olmaz; Aç insan yüksek kıymetlere değer vermez.

Ağrısız baş mezarda olur; Dünyada dertsiz insan yoktur. İnsan ölünce huzura kavuşur.

Azıcık aşım, kaygısız başım; Gözü yüksekte olmayan insan rahat yaşar.

Besledik büyüttük danayı, (şimdi) tanımaz oldu anayı; Nankörlü belirtmek maksadıyla kullanılır.

Bir tutam ot deveye hendek atlatır; Ufak bir para veya iyilik insana güç işler yaptırır.

Can çıkmadan huy çıkmaz; İnsanları huylarından vazgeçirmek zordur.

Cefayı çekmeyen aşık, sefanın kadrini bilmez; İnsan her şeyi elde etmenin zorluluğunu bilirse, o şeyin kıymetini anlar.

Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler; İnsanlar öğülerek zarara sokulabilir.

Deve boynuz ararken kulaktan olmuş; Hakkından fazlasına tamah edenler ellerindekini de kaybederler.

Düşmanın karınca olsa kendini merdane tut; Düşmen ne kadar zayıf görünse küçümsememelidir.

Ecel geldi cihana, baş ağrısı bahane; Ölüm zamanı gelen insanın, ölüm sebebi önemli değildir.

Evlenenle ev yapanın Allah yardımcısıdır; Ailenin değerini belirtmek için kullanılır.

Faydasız baş mezara yaraşır; Hiç kimseye faydası olmayan bir insanın bu dünyada yaşaması lüzumsuzdur.

Güneş balçıkla sıvanmaz; İyi, mükemmel işleri ve eserleri kötülemekle onların değerini düşürmek mümkün değildir.

İki karpuz bir koltuğa sığmaz; insanın aynı anda birden fazla iş yapamayacağını anlatır.

Kabahat samur kürk olsa, kimse sırtına (üstüne) almaz; Hiç kimse kabahatli olduğunu kabul etmek istemez.

Kalp kalbe karşıdır; Birisini seven insan, muhakkak ondan da sevgi görür.

Laf torbaya girmez; Hiç kimseyi konuşmaktan men edemeyiz.

Mühür kimde ise Süleyman odur; kim yüksek mevki ye geçerse, onun sözü geçer, kudret onda olur.

Sağır işitmez, uydurur (yakıştırır); Sağır duymaz fakat söylene kelimeye en uygununu bulur.

Şeriatın kestiği parmak acımaz; Adil olan kanunların verdiği en ağır cezaya bile insan katlanır.

Ummadığın taş baş yarar; Hiç gösterişi olmayan şeyler ve insanlar bazen umulmadık işler yaparlar.

Vakitsiz öten horozun başını keserler; İnsan yapacağı işin zamanını hesaba katmalıdır.

Yaş yetmiş iş bitmiş; Yaşı ilerlemiş insanlardan fayda beklenmez.

Yol bilen kervana katılmaz; Bilgisi olan başkalarına muhtaç olmaz.

Zurnada peşrev olmaz, ne çıkarsa bahtına; Her alet, her malzeme isteneni vermez.

Zürafanın düşkünü beyaz giyer kış günü; Parasız kalmış kibar, görünüşü bozulmasın diye her şeye razı olur.


Yazının Devamını Oku »


Yorumlar

1 Yorum to “Türk Atasözlerinden Seçmeler”

  1. maide on 24 Kas 2010 18:39

    çok güzel olmuş ödevlerimde yardımcı oldu sağ olun :)

Yorum yapın.