Muallim Naci

21 Oca 2008 · Kategori: Biyografi · 1 Yorum 

Muallim Naci, 1850 yılında İstanbul’da doğdu. Asıl adı Ömer’dir. Babasının ölümü üzerine dayısının yanına Varna’ya gitti. Orada medrese öğrenimi gördü. Varna Rüştiyesi’nde öğretmenlik yaptı. Sait Paşa’nın özel kâtibi olarak Rumeli ve Anadolu’nun birçok kentini dolaştı. İstanbul’a geldi. Memuriyetten istifa etti. Tercüman-ı Hakikat gazetesinde edebiyat sayfasını yönetmeye başladı. Başka gazetelerde çalıştı. Galatasaray Lisesi ve Mekteb-i Hukuk’ta edebiyat öğretmeni olarak çalıştı. Yaşadığı dönemde, Recaizade Ekrem ekolüne karşı klasik edebiyatı savundu. Aruzu ustalıkla kullandı. Servet-i Fünûncuları etkiledi. Şiirinin yanında edebiyat tarihi ve sözlük çalışmalarıyla da ilgi çekti. ünlü bir üstattı.1893 yılında 13 Nisan’da öldü ve II. Mahmut Türbesi haziresine gömüldü.

Eserleri

ŞİİR: Terkib-i Bend-i Muallim Naci Ateşpare (1883) Şerâre (1884) Fürûzan (1885) Sümbüle (1889) Yadigâr-ı Naci

ELEŞTİRİ: Muallim (1886) Demdeme (1886)

ANI: Medrese Hatıraları (1885) Ömer’in Çocukluğu (1890-1969)

SÖZLÜK: Lügat-ı Naci (1891-1978)

ARAŞTIRMA: Osmanlı Şairleri (1890-1986) İstilahât-ı Edebiyye (1890-1984) Esâmi (1890)

MEKTUP: Muhaberat ve Muhaverat (1884) Şöyle Böyle (1884) Mektuplarım (1886)

OYUN: Heder (ölümünden sonra, 1908)

Yazının Devamını Oku »


Mehmet Akif Ersoy

19 Ara 2007 · Kategori: Biyografi · 2 Yorum 

Mehmed Akif, 1873 yılında İstanbul’da, sade ve geleneksel bir hayatın yaşandığı Fatih’in Sarıgüzel semtinin Nasuh mahallesinde 12 numaralı evde (Büyük bir yangında harap olan bu semtin ortasından bugün Vatan Caddesi geçmektedir) dünyaya geldi. Asıl adı Mehmet Ragif’tir. Ragif, ebced hesabıyla hicri 1290 rakamına karşılık gelmektedir ve bu rakam Akif’in doğum tarihidir.

Akif, Osmanlı devletinin hasta adam ilan edildiği ve bu görüşün dönemin devlet adamlarına ve aydınlarına uğursuz bir hastalık gibi bulaştığı, çöküş şartlarının hemen herkeste çözülme, umutsuzluk, panik yarattığı, buna rağmen hemen herkesin bir şeyler yapma çabasında olduğu bir dönemdir.

2. Mahmut’un, 3. Selim’in başlattığı yenileşme hareketleri, Tanzimat doruk noktasına varıyor ve bugüne kadar devam eden aydın- halk yabancılaşmasını, milletle devlet arasındaki problemli doğuruyor, toplumsal yarılmalara yol açıyordu. Yenileşme ile başkalaşma arasındaki farklar sık sık belirsizleşiyor atılan her adım ciddi sosyal ve siyasi maliyetler getiriyor, kendinden ve kendi köklerinden beslenen bir yenilenme gerçekleştirilemiyordu.

Korkuyla umut, ataletle hamle çabası, teslimiyetle yiğitçe direniş, çözülüşle yeniden toparlanış aynı anda ve çok zaman kolkola denecek kadar birbirine yakın duruyordu.
Avrupa ülkelerinin Osmanlıyı tasfiyesi politikası bütün hızıyla ve kararlılığı ile devam ediyordu.

Daha Akif 6 yaşında iken Ruslar İstanbul’a kadar ilerliyor Ayestefanos Abidesini dikiyordu. Yine 5 yaşında iken Abdulhamid, Meclis-i Mebusan’ı kapatıyor, devletin ve milletin varlığını korumak için politik dehasına ve çoküş endişesinin yarattığı bir haleti ruhiyeyle baskıcı bir politikaya yöneliyordu.

Yazının Devamını Oku »


Sait Faik Abasıyanık

23 Eki 2007 · Kategori: Biyografi · 1 Yorum 

Sait Faik Abasıyanık ya da Sait Faik (d. 18 Kasım 1906 – ö. 11 Mayıs 1954). Türk yazar. Türk edebiyatının klasiklerinden olmuş öyküleriyle tanınır.

Hayatı

1906’da Adapazarı’nda doğmuştur. Tüccardan Mehmet Faik Bey’in oğludur. Asıl adı Mehmet Sait’tir. İlköğrenimini Adapazarı’nda, ortaöğrenimini İstanbul Erkek Lisesi ve Bursa Lisesi’nde görmüştür. 1928-1930 yılları arasında İstanbul Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde okumuştur. Babasının isteği üzerine iktisat öğrenimi için İsviçre’ye gitmiş ancak hemen buradan edebiyat okumak üzere Fransa’ya geçmiş ve gerek doğal çevresi, gerek kültürel yapısıyla kendisine ilginç gelen Grenoble’da üç yıl kalmıştır (1931-1935). Grenoble’da sürdürdüğü dağınık yaşam tarzı nedeniyle babası onu geri çağırmış ve yüksek öğrenimini yarıda bırakarak yurda dönmüştür.

Yazının Devamını Oku »


« Önceki sayfaSonraki sayfa »